Derrick Ferrari, terleyen vücuduyla bahçede çalışırken gözleri siyah güzellik Katt Garcia’nın kıvrımlarında kayboldu. O kocaman kalçası, dar bikiniyle iyice belirginleşmişti; sanki asla doyamayacağın bir lezzet gibiydi o kıvrımlar. Katt’ın iri göğüsleri ise adeta kendi başına birer cinsel tehdit unsuru, yumruk kadar dolgun, sert ve davetkârdı. Derrick’in elinde tırmık, ama aklı tamamen o ana amcığında, hararetle çatlayan amında takılıydı. Her hareketiyle kıza doğru çekiliyordu; o büyük popo ve kabarıp sarkmış göğüsler arasında kaybolmak istiyordu.
Katt, aldırmadan gülerek yaklaştı ona. Sıcacık teni ve nemli amcığı kokusu arasında Derrick dayanamadı artık; ellerini kızın kabarık kalçasına bastırdı, parmakları derinlere gömüldü. O kalça öyle yumuşak ama aynı zamanda sıkıydı ki, kopabilecek gibi inliyordu kız onun dokunuşundan. Bikini altını biraz aşağı çekip uzun parmağını ıslak amcığına değdirdiğinde Katt’ın sesi yükseldi; hele o arada çıktığı tiz iniltiler etrafındaki bütün sessizliği kırıyordu.
Derrick az sonra dizlerinin üstüne çöktü, ağzını kızın fındık gibi topak topak olan kıçına yapıştırdı; dilini acımadan sokuyor, onu şiddetli şekilde yalamaya başladı. Katt kendini kaybetmiş gibiydi artık; kollarıyla Derrick’in kafasını sıkıca tutuyor, boynunu ısırarak onu daha da içine çekiyordu. Birdenbire kalktı, diz çökmesini istedi ve oradan amını olabildiğince açıp ortaya koydu. Büyük kara yarak aniden içine dalınca Katt ayakta tutunamaz oldu, nefes nefese kaldı.
Derrick tanrısal tekmelerle o dambılları parçalıyor gibiydi; her seferinde derinlerden gelen inlemelerle kızın amcığı sular içinde kalıyordu. Kalçasını sıkarak hızlanıyor, vurdukça vuruyor; her içeri girişte hışırtılar ve haykırışlar birbirine karışıyordu. Katt giderek daha çok şişiyor, vücudundaki tüm gerilim boşalıyor gibi titriyordu. Sonunda doruğa ulaştığında amından fışkıran sıcak sıvılar yatağı ıslatırken Derrick de diz çökmüş vaziyette orgazmını saçıyordu; bu kasıntılı kökleme tam anlamıyla aptallaştırmıştı ikisini de.
O koca kara yarak tam anlamıyla Katt’ın abur cubur dolu yağlı amcığını mahvetmişti; ikisi de bittikçe bitmiş ama yüzlerinde delirmiş bir haz ifadesi vardı. Göz göze gelip gülüştüler; bu kirli işin sonu asla bitmeyecekti daha…